1.sayfa                Devam et

Keloğlan'la kör hacı

Bir varmış, bir yokmuş. Var demesi zormuş. Keloğlan'ın mahallesinde Kör Hacı adında biri varmış. Kör hacı huysuz, dırdırcı, hilebaz, madrabaz, hokkabaz birisiymiş. Bencil mi bencil, nekesmi nekesmiş. Fesatlıkta, fitne fücurlukta üstüne yokmuş.
Çocuklar Kör hacı'yı hiç sevmezlermiş. Onu yolda görünce hep birlikte bağırırlarmış:
Hacı
Burnumun ucu
Başımın tacı
Soğan sarmısaktan acı
Çocuklar bazen de,
Hacı hasta
Çorbası tasta
Mendili ipek
Kendisi köpek
Diye tempo tutarlarmış.
Kör hacı kendisini kimsenin sevmediğini bildiğinden, insanlara karşı soğuk durur, herhese kötülük etmek istermiş.
Bir gün keloğlan'ın gelip geçtiği yola derin bir çukur kazmış. Çukurun üstüne çalı çırpı, ot, çöpler örtmüş. Kendi kendine "KELOĞLAN DÜŞSÜN,BELKİ BİR YERİ KIRILIR" diye söylenmiş.
Keloğlan yoldaki otu çöpü görünce hileyi sezmiş. Çukurun üstündeki otu çöpü kaldırmış, hemen yakınındaki yere Kör Hacı'nın bıraktığı gibi koymuş. Çukurun üstüne ince bir tahta koyduktan sonra topraklamış.
Beklemeye başlamış.