|
2.sayfa
|
| Tohumlar | |
![]() |
Abdullah dudak büktü: - Ne bileyim, ölürüm herhalde. - Gördün mü ya, dedi babası. Şükretmemiz gereken ne çok nimete sahibiz... Derin bir nef es aldı ve; - Az önce güneş nimetine şükretmiştim, dedi. Abdullah merakla babasına bakıyordu. Babası devam etti: - Güneş olmasa tohumlar canlanıp yeşermez, büyümezler. |
| Abdullah'ın küçük kafasında şimşekler
çaktı. Öyle ya; tohumlar canlanıp büyümeseler hem insanlar, hem bütün
canlılar aç kalırdı. Yani hayat olmazdı. Heyecanla babasına
döndü: - O halde toprak da nimet, su da! diye söyledi. Babası gülerek onun saçlarını okşadı. - Elbette yavrum, elbette! dedi. |
|